bilgi@beyinvesinir.com
Hemen Randevu Alın...+90 (232) 404 00 61
Online Randevu  Arama

Bel Fıtığı

Beyin ve Sinir

Bel fıtığı kimlerde görülür?

Bel fıtığı, genelde 30 - 60 yaş arası yetişkinlerde sık görülmesine rağmen hemen her yaşta ortaya çıkabilir. Bel fıtığının özellikle görüldüğü bir gruptan çok, bel fıtığına yol açabilecek risk faktörlerinden söz edilmelidir.

Risk faktörleri nelerdir?

Obezite: Aşırı kilo bel fıtığının en önemli nedenidir. Vücudumuzun tüm ağırlığını omurgamız taşır. Omurganın esnekliğini sağlayan ve bir tür destek olarak görev gören disklerin aşırı baskıya maruz kalması, deforme olmasına ve şeklinin bozulmasına yol açar. Gebelikte de vücudun ağırlık merkezinin öne doğru yer değiştirmesi omurgaya fazladan yük binmesine neden olur.

Hareketsizlik: Vücudumuzun yükünü taşıyan sadece omurgamız değildir. Omurga boyunca uzanan tüm boyun, sırt ve bel kasları ve karın kaslarının da fonksiyonu çok önemlidir. Hareketsiz yaşam, düzenli egzersiz yapmama gibi durumlarda kaslar yeterince güçlenemediğinden, kasların taşıması gereken vücut ağırlığı da omurganın üzerine ek yük getirir. Bu yük, disklerin üzerine binerek fıtıklara neden olur.

Sigara içme: Sigaranın disk dejenerasyonlarını artırdığı, iyileşmeyi yavaşlattığı yapılan araştırmalarda ortaya konmuştur.

Günlük yaşamda omurga fizyolojisine uygun hareket etmemek: Günlük yaşantımızda farkında olmadan yük kaldırma, nesneleri itme, çekme gibi yaptığımız birçok harekette, omurga fizyolojisine uygun davranılmalıdır. Yerden yük kaldırırken mutlaka dizler kırılarak çömelmeli, yük sonra kaldırılmalıdır. Omuz üstüne yük kaldırılırken (çamaşır asma, dolap yerleştirme gibi) dikkat edilmeli, varsa bir merdiven, sandalye gibi bir yükseklik üzerinden bu işler yapılmalı, yukarı doğru uzanılmamalıdır. Günlük çalışma sırasında özellikle masa başında, tam dik pozisyonda oturmalı ve sandalye bel girintisini destekleyecek biçimde seçilmelidir. Sandalyenin uygun olmadığı durumlarda, bel girintisini destekleyecek bir yastık aynı görevi görecektir. Yataktan kalkarken aniden doğrulmaktan kaçınılmalıdır. Önce yan dönmeli, sonra ayakları yatak kenarından aşağı sarkıtıp dirseklerden destek alınarak doğrulanmalıdır.

Meslekle ilgili olan faktörler: Ağır fiziksel aktivite ve yük kaldırma gerektiren meslekler. (Ör: İnşaatlarda çalışanlar), Devamlı öne eğilme, eğilerek dönme gerektiren meslekler, araba, otobüs, kamyon, kullanma gibi vücudu sürekli vibrasyona maruz bırakan meslekler, uzun süre ayakta durma veya oturma gerektiren meslekler, futbol, halter, kürek ve güreş sporlarıyla uğraşan kişilerde bel ağrısı ve bel fıtığı görülme sıklığı yüksektir.

Her bel ağrısı bel fıtığı mıdır? Her bel fıtığı ameliyat gerektirir mi?

Bel ağrılarının ancak %3’ü ameliyat edilmesi gereken bel fıtıklarından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle doktor muayenesi ve yapılacak incelemelerin sonuçlarına göre ilk önerilen yatak istirahati ve ağrı kesici, kas gevşetici ilaçların kullanılmasıdır. Alınan bu önlemlere rağmen ağrı ve bacaklarda uyuşukluk ve kas güçsüzlükleri geçmezse çözüm ameliyattır.

Bel Fıtığının belirtileri nelerdir?

Tek veya her iki bacağa vuran ağrılar, ayaklarda uyuşmalar, hareket kısıtlılıkları, yürüme ve oturmada güçlük bel fıtığı belirtileridir. Bel fıtığı ilerlerse iktidarsızlık, çabuk yorulma, idrarını tutamama, yürüyememe gibi belirtiler de görülebilir.

Bel Fıtığı Teşhisi Nasıl Konur?

Günümüzdeki modern tanı yöntemlerinden Manyetik Rezonans (MR) ile bel fıtığı teşhisi kolaylıkla konulmakta ve derecesi belirlenebilmektedir. EMG (Sinir ölçüm testi) de bazı durumlarda gerekmektedir. Ancak bel fıtığı teşhisinde altın standart; klinik muayene ve doktorun gözlem tecrübesidir.

Bel Fıtığının Tedavisi Nasıl Yapılır?

İzmir Bel Fıtığı tedavisi denince akla ilk gelen doktorlardan oluşan ekibimizin görüşlerine dayanarak;

a) Başlangıç Safhası: Bel fıtığı tedavisi fıtıklaşmanın, yani disk dediğimiz elastiki maddenin bacağa giden sinirlere yaptığı basının derecesine bağlıdır. Eğer sadece bel ve bacak ağrısı varsa, herhangi bir uyuşukluk, güç kaybı, hareket kısıtlılığı yoksa bel fıtığı başlangıç safhasında demektir. Bu halde hastaya kas gevşetici ilaçların verilmesi, yatak istirahati ve belini zorlayacak hareketlerden kaçınması önerilir.

b) Bel Fıtığı İlerlerse: Eğer önerilere, istirahata ve kas gevşetici ilaçlara rağmen hastanın şikayetleri devam ediyorsa fizik tedavi uygulanabilir. Fizik tedavi mutlaka bir uzmanın denetiminde olmalıdır. Fizik tedavi sırasında ilk birkaç gün ağrılarda artma olabilir; ama hasta fizik tedavi uzmanının önerdiği sürece tedaviye devam etmelidir. Eğer yapılan tüm tedavilere rağmen hastanın ağrıları geçmemiş ise nükleoplasti metodu uygulanabilir.

c) Ameliyat Gerektiren Durumlar: Fizik tedaviye rağmen hastanın ağrıları devam ediyorsa veya azaltılamayan bir güç kaybı, bacakta incelme, idrar tutamama varsa, dayanılmaz ağrılar mevcutsa veya MR filmlerinde diskten bir parça koptuğu tespit edilirse çözüm cerrahi müdahaledir. Ameliyatla omurilikten çıkan sinirlere olan mekanik bası giderilmelidir. Eğer cerrahi müdahale yapılmaz ve sinire bası devam ederse hastada idrarını tutamama, iktidarsızlık, ayaklarda kuvvetsizlik gibi sorunlar gelişebilir. Maalesef halk arasında ameliyat olursam sakat kalırım, uzun süre yataktan kalkamam, korse takmak zorunda kalırım veya fıtığım tekrarlar, yeniden ameliyat olurum gibi inanışlar mevcuttur. Ama mikrocerrahi sayesinde bu tip korkulara gerek yoktur.

Cerrahi tedavisi nasıl olur?

Bel fıtığı ameliyatındaki amaç fıtıklaşan diskin temizlenmesi ve sinir üzerindeki basıyı kaldırmaktır. İzmir'de bel fıtığı ameliyatıen iyi şekilde gerçekleştiren doktorlarımızın cerrahi tedavide uyguldıkları yöntemler;

Açık diskektomi: Genellikle genel anestezi altında, hasta yüzüstü yatar pozisyondayken gerçekleştirilir. Uygulama fıtık bölgesinin üstündeki ciltte açılan yaklaşık 3-5 cm’lik bir kesiden yapılır. Kas dokusu etkilenmiş diskin üstündeki kemiklerden sıyrılır, ekartör denilen cerrahi alet ile kas ve deriyi cerrahi bölgeden uzaklaştırılır ve böylece cerrah, omurga ve diski görebilir. Daha iyi bir bakış açısına sahip olabilmek için kemik ve ligamentler ortadan kaldırılabilir. Böylece sinir kökünü zedelemeden bombeleşmiş, bozulmuş diske erişim sağlanmış olur. Cerrah diski ve çevreleyen diğer yapıları, disk duvarından çıkıntı yapan disk parçalarını ortadan kaldırır. Günümüzde çok tercih edilen bir yöntem değildir.

Mikrodiskektomi: Bu işlem sıklıkla belden aşağısında bölgesel anestezi şekli olan Epidural Anestezi veya genel anestezi ile operasyon yapılır. Daha küçük kesi uygulanır (yaklaşık 1-1.5 cm), kas dokusu daha az sıyrılır ve daha iyi görüş sağlanır. Bu da hastanın ameliyat sonrası döneminin daha rahat ve ağrısız geçmesine imkan verir. Daha az kas dokusunu ekarte ederek ameliyat yapmak, ameliyat sonrası kas spazmının ve ağrının daha az olmasını sağlar. Ameliyatta kullanılan mikroskop ise dokuların daha büyük, 3 boyutlu ve çok ayrıntılı görülmesini sağlayarak komplikasyon ihtimalini azaltır. Damarlar, sinirler ve disk çok daha net görülür. Damar ve sinir gibi dokulara zarar verme ihtimali çok düşüktür. Mikroskop altında bası etkisi olan diskin temizlenmesi daha güvenlidir. Kesi yeri daha sonra içten dikişle kapatılır ve üzerine küçük bir pansuman yapılır. Mikrodiskektomi günümüzde en güvenli ve etkili yöntem olarak kabul edilmektedir.

Endoskopik bel fıtığı ameliyatı: Bel bölgesine orta hattan veya yan taraftan girilerek yapılır. Endoskopik girişimde diğer yöntemlerden daha küçük bir cilt kesisi kullanılır. Endoskobik bel fıtığı ameliyatı 1cm'lik bir kesiden fıtıklaşmış disk alanına sokulan 4 mm'lik bir endoskop yardımıyla ekrandan cerrahi alan görülerek gerçekleştirilir. Ameliyatlar lokal ve epidural anestezi altında gerçekleştirilebilir. Ancak her fıtığın bu yöntemle ameliyat edilmesi mümkün değildir.

Tanı ve Tedaviler

Mikroskop cihazı birçok branşta kullanıldığı gibi özellikle beyin cerrahi ameliyatlarının en önemli yardımcılarındandır.

  • Beyin ve Sinir Boyun Fıtığı

    Boyun Fıtığı Nedir? Boyun fıtığı, beyin ve sinir alanında sık karşılaşılan sorunlardan biridir. Bilindiği gibi&n ...

  • Beyin ve Sinir Bel Fıtığı

    Bel fıtığı kimlerde görülür? Bel fıtığı, genelde 30 - 60 yaş arası yetişkinlerde sık gö ...

  • Beyin ve Sinir Çocuk Anestezisi

    Beyin ve Sinir olarak, İzmir beyin ve sinir cerrahisindeki tecrübe ve özenli uygulamalarımızla çoc ...

  • Beyin ve Sinir Anestezi : Erişkin Anestezisi

     Anestezi : Erişkin Anestezisi  Anestezi genellikle ameliyatlarda kullanılmaktadır. Tıp bilimindeki anlamı ...

  • Beyin ve Sinir Omurga Kırıkları

    Omurga Kırıkları Beyin ve Sinir cerrahisindeki uzmanlığımız ile İzmir'de size en iyi hizmeti veriyoruz. Genel ...

  • Beyin ve Sinir Beyin Felçleri

    Beyin Felci Belirtileri Beyin Felci Belirtileri, Beyin felci ya da halk arasındaki adıyla inme; beyne giden ...

  • Beyin ve Sinir Kübital Tünel Hastalığı

    Kubital Tünel Sendromunun Nedir? Kübital tünel sendromu, dirsekte ulnar sinir adı verilen sinir ...

  • Beyin ve Sinir Karpal Tünel Hastalığı

    Karpal Tünel Sendromu Nedir ? El parmaklarının hareketinin ve hissinin sağlanmasında önemli bir rolü b ...

Sohbeti Aç
1
Close chat
Merhaba, ziyaret ettiğiniz için teşekkür ederiz.

Sohbeti Başlat